|
|
NİĞDE ÜNİVERSİTESİ HALİL ZÖHRE ATAMAN MYO TEKSTİL/DOKUMA |
|
|||||||||||||||
| * | Anasayfa |
HİKAYE VE ÖYKÜLER
OSMANLI İNCELİĞİ.:
Mehmed Selahaddin amca ve hanımı Hatice Satıa teyze bir sabah kalkarlar.
Mehmed amca sabah kahvaltısı alışverişi için sokağa Hatice teyzede mutfağa
girer, Ancak aradan çok uzun bir zaman geçmesine rağmen amca gelmez. Teyze
meraklanır. Nihayet sonunda Mehmet amca gelir. Satıa teyze "Nerede kaldın
bey bakkal hemen birkaç ev ilerde hayırdır inşaallah".
KEBAP
VE HELVA YİYEN DİLENCİLER: Zühd. Takva ve cömertliğiyle tanınan Abdullah
bin Mübarek günün birinde çarşıda otururken bir dilenci ssadaka ister. Hz.
Abdullah da cebinden çıkarıp bir gümüş sikke verir. Yanında bulunanlardan
biri "efendim dilenci kısmına çok merhamet etmeye gelmez, aldığı parayı
kebapa helvaya verirler" der. DOSTUN HALİNE GÖZYAŞI: Gönül ehli zatlardan bir tanesinin kapısı çalınır.İnip kapı aralığından baktığında eski tanıdıklarından birinin Allah rızası için sadaka istediğini görür. Bu insanı mahcup etmemek için görünmez ve hemen evde ne kadar para ve yiyecek varsa kapı aralığından uzatır. Kapıdaki adam büyük bir sevinç ve hayır dualarıyla evden ayrılır. Ev sahibi ise oturur hüngür hüngür ağlar. Evin hanımı ne oldu bey her şeyi verdiğine pişman mı oldun? Diye sorunca. Ev sahibi zat "Hayır der uzun zamandır görmediğim bir dostumun bu hale düştüğü halde benim arayıp sormayıp dilenmeye mecbur kalışına ağlıyorum" der.
ALDIĞIMIZ FİYATA : 3. Napolyon
bir gün Paris'te bulunan Osmanlı sadrazamlarından Fuat paşaya Girit adasıyla
ilgili olarak "başınıza dert olan şu adayı bir müşteri bulup satsanız" der.
Paşa hemen tasvip ederek "Güzel bir fikir haşmetmeap" der. Napolyon "peki
kaça satarsınız" deyince. Fuat paşa gayet sakin. "Aldığımız fiyata!..." der.
ÖFKEYİ YENME: Bir gün Hz. Hüseyin
çocuklarıyla yemek yerken evin kölesi sofraya getirdiği sıcak yemeği kazara
Hz.Hüseyin'in başından aşağı döker. Hz. Hüseyin çok canı yanmasına rağmen
sadece köleye sert bir bakış fırlatır. Bundan cesaretlenen köle; "Allah
öfkesini yenenleri sever" (al-i imran 134) ayetini okur. O zaman Hz. Hüseyin
"öfkemi yendim merak etme" der. Daha da cesaretlenen köle bu sefer ayetin
devamını okur "Allah affedenleri sever" Bunun üzerine Hz.Hüseyin "seni
affettim" der. Bu söz üzerine köle ayetin sonunu okur "Allah ihsan edenleri
sever". Ayetin bu son kısmı üzerinede hz.Hüseyin ihsanın zirvesini yaparak
"seni azad ettim ey köle" buyurur. |
DAĞARCIK
|
||||||||||||||
| * | Bölümümüz | ||||||||||||||||
| * | Dokumacılık | ||||||||||||||||
| * | Faaliyetler | ||||||||||||||||
| * | Dağarcık | ||||||||||||||||
| * | Öğrencilerimiz | ||||||||||||||||
| * | Akademik Personel | ||||||||||||||||
| * | Duyurular | ||||||||||||||||
| * | Forum-Sohbet | ||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||